ÇOCUK VE KORKULAR

ÇOCUĞUNUZ KORKU YA DA KAYGI YAŞADIĞINDA…

Korku; öfke ya da kızgınlık, sevinç ya da üzüntü gibi bir duygudur. Duygular yaşama aittir ve insan olmanın temelinde yatar. Çocuk için korku, bilinmeyene karşı verdiği duygusal tepkiyi ifade eder. Genellikle yeni olan ve bilinmeyen her şey korku verir. Normal gelişim sürecinde çocukta korkular olması doğaldır. Savunma mekanizmalarının gelişmesi açısından da gereklidir. Tabi ki çocuğun yaşadığı korkunun biçimi, derecesi ve nedenlerini iyi analiz etmek gereklidir. Çocuklarda sosyal fobi, okul fobisi, karanlık, doğal afet, hayvan, kapalı alan (asansör vb.), yalnız kalma korkuları en sık görülen korkular arasındadır.
3-4 yaşlarındaki çocuklarda dilenci, hırsız, polis ve öcü korkuları olabilir. Bu yaşta anne babadan ayrılmak tedirginliğe yol açar.
4 yaşında doruğa varan korkularda, ilerleyen yaşlarda yavaş yavaş azalma görülür. Korkular daha somutlaşır. Köpekten, düşüp yaralanmaktan, bir yerin sıyrılıp çizilmesinden, kesilip kanamasından korkulur.
6 yaşında korkularda yeniden bir artma gözlenebilir. Hayalet, cadı ve hortlak korkusu alevlenir. Yangından ve hırsızdan korkarlar. Filmlerin çok etkisinde kalırlar. Bu yaşlardan sonra, genellikle korkularda yatışma olur; ama eski korkuların arada bir yeniden gündeme gelmesi ya da yeni korkuların ortaya çıkması olağandır.
Gelişim dönemine özgü olup, her çocukta görülebilen, çocuğun ve ailenin yaşamını engellemeyen korkular dönemle geçeceği için tedavi edilmez. Bu durumlarda ailelerin, olumlu, yatıştırıcı, korkuyu desteklemeyen ve açıklayıcı tutumları yeterlidir.
Çocuğun güçsüzlüğü ve bilmediklerinin ne kadar çok olduğu düşünülürse ilk yıllarda korkularının çok olması anlaşılabilir. Çocuk çevresini tanıdıkça, beden gücü ve zihinsel yetenekleri geliştikçe korkuları azalır. Çocukluk dönemindeki bazı korkular ise tamamen döneme özgü, gelişimsel korkulardır. Çocuk gelişimini tamamladıkça, dönem değiştirdikçe yok olur ya da değişirler.
Erişkinlerde olduğu gibi çocuğun yaşamını etkileyen ve işlevlerini yapmasını engelleyen durumlarda uzman görüşü almak gerekir.

Üç-altı yaş arası korkuların arttığı bir dönemdir. Bedenine bir zarar geleceği duygusu, karanlık, yabancılar, aileden uzak kalma, gök gürültüsü gibi korkular vardır. Bunlara ailelerin eklediği dilenci, hırsız, öcü, doktor korkusu gibi korkular dahil olabilir. Örneğin küçük çocuklar yabancılardan korkmaya başlamalarıyla birlikte annelerinden ayrılma korkusu geliştirirler. Bir süre sonra da çocukların çoğu karanlıktan korkmaya başlar. Küçük çocukların pek çoğu odalarında canavar olduğunu düşler. Dört yaşından sonra çocukların korkularında azalma ve somutlaşma görülür. Altı yaşında çocuğun korkularında artma görülür. Hayalet, cadı, yangın, hırsız v.b. Bu yaşlardan sonra genellikle korkularda azalma görülür.

NASIL YARDIMCI OLABİLİRSİNİZ?
• Çocuğunuz kaç yaşında olursa olsun hissettiği korkuya karşı saygı gösterin. Ona bu konu ile bağırmak, alay etmek veya korkusunu yok farz etmek korku sürecinin uzamasına sebep olacaktır.
• Çocuğun verdiği sinyalleri bilinçli bir şekilde değerlendirmek gerekir. Aileler, hangi korkuların normal, hangilerinin yardım alınması gereken boyutta olduğunu iyi gözlemeliler ve bahsedilen tutum hatalarını yapmamalıdırlar.
• Korkusunun ana kaynağını anlamaya çalışın. Ağlama veya kriz anları geçtikten sonra sakinleştiğinde bu konuyla ilgili sohbet edin ya da ondan duygularını anlayan bir resim yapmasını isteyin. Ona duygularını geri yansıtabilirsiniz “sen karanlıktan korkuyorsun” gibi.
• Çocuğunuzun korkuları hakkında konuşup anlatmasını sağlayın. Gerekirse korkuları hakkında bilgilendirin. Korkuları olan çocuğa sabırlı davranıp, korkularını yenmesi için zaman tanınmalıdır.
• Ev içinde korkutucu bir tutum olup olmadığına dikkat edilmelidir. Otoriter, baskıcı bir tutumla yetiştirilen çocuklar yeterli güven duygusunu kazanamadıkları için; aşırı korunan çocuklar, olumsuz/belirsiz ortam ve durumlardan çabuk etkilenebildiklerinden korku tepkilerini kolaylıkla yaşayabilirler.
• Korkuların bazı zamanlarda ya da bazı durumlarda artıp artmadığını gözlemleyin. Korkunun belirli bir olaydan sonra mı ve bu olayla bağlantılı olarak mı ortaya çıktığını saptayın.
• Çocuklara korkulu masallar anlatılmamalı, korku unsurları içeren film ve çizgi filmler izletilmemelidir.
• Beraberce deneyimleyebileceğiniz korkuları varsa yanında durarak ona destek olun ve bu süreci atlatmasını sağlayın. Örneğin, karanlıktan korkuyorsa el ele tutuşup beraberce karanlıkta durabilir ve ona bir şey olmadığının garantisini verebilirsiniz.
• Korktuğu şey hakkında çocuğunuzu bilgilendirin.
• Çocuğunuzun korkmasının doğal olduğunu ve geçeceğini ona anlatın. Bunun için kendinizden veya başkalarından örnek verebilirsiniz. “Bu korkuyu hisseden yalnızca sen değilsin, bir sürü çocuk senin yaşında korkar, zamanla geçer.” “Ben de senin yaşındayken karanlıktan korkuyordum, sonra biraz daha büyüdüm ve korkum geçti.” gibi.

KİTAP ÖNERİLERİ


Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’ndan çıkan “Korkma, Korkma Düşmekten, Bak Yanındayım Ben!” Mark Sperring tarafından yazılan Layn Marlow’un çizimlerini yaptığı kitap, bir çocuğun, yaşamı keşfetme yolunda doğayla ve insanlarla olan ilişkilerindeki korku ve özgüven sürecini ele alıyor.

Taze Kitap Yayınları’ndan çıkan Francesca Sanna’nın yazıp, çizdiği “Arkadaşım Korku” adlı kitap. Çevirisi Zeynep Sevde’ye ait. Korkularını fark eden bir kız çocuğunun onunla yaşamaya başlamasını anlatıyor kitap.

“Karanlık”. Hep Kitap Yayınları’ndan çıkan, Lemony Snicket’in yazdığı çizimlerini Jon Klassen’in yaptığı kitabın çevirisi Gözde Kurt tarafından yapılmış. Karanlıktan korkan bir çocuğun korkusuyla yüzleşme çabası, zaman zaman başaramayışı ancak sonunda korkusuyla yüzleşmeyi başarması yetişkinler içinde önemli bir farkındalık yaratacak biçimde ele alınmış.

Bu hata mesajını yalnızca WordPress yöneticileri görebilir

Hata: Hiçbir akış bulunamadı.

Bir akış oluşturmak için lütfen Instagram Akışı ayarlar sayfasına gidin.